GARDAŞ SEN SİVASİN NERESINDENSIN - AH İSTANBUL - Blogcu

Arama motorlarına kayıt, sunucu barındırma, hosting, co-location, webhosting bizkackisiyiz

3/2/2008 - GARDAŞ SEN SİVASİN NERESINDENSIN



GARDAŞ SEN SİVASIN NERESİNDENSİN?
Dur gardaş! Bir selam ver geç, dostuna
Yabancı değilsin, bizim eldensin
Endamın gururun bize benziyor
Yiğidin harman olduğu yerdensin
------
Sivaslısın gardaş tanıdım seni
Neredensin söyle gardaş ilçeni?
Bilirim ben Sivasımdan göçeni
Gardaş, sen Sivas’ın neresindensin?
------
Demirim, çeliğim sana emanet
Yiğitlik var serde , etmezsin minnet
Çalışkan, hatırnaz, hem dost hem de mert
Gardaş, Divriği’nin neresindensin?
------
Gökpınar’ın berrak suyundan mısın?
Selçukların asil soyundan mısın?
Yoksa üç beldenin birinden misin?
Gardaş, sen Gürün’ün neresindensin?
------
Namın duyurmuşsun dünya alemde
Balıklı çermiğin tıbbın dilinde
Garabaş gür sesli, yayla yolunda
Gardaş, sen Kangal’ın neresindensin?
------
Köşedağı kanat gerer üstüne
Yiğit gardaş, mert davranın dostuna
Sahip çıkan hemşehrine, nesline
Gardaş, Suşehri’nin neresindensin?
------
Köşedağ yaylasının zirvesinden mi?
Pötürge gölünün çevresinden mi?
Kızılırmağımın çehresinden mi?
Gardaş, sen Zara’nın neresindensin?
-----
Asil soylu, güzel huylu hemşehrim
Büyük gölden su içmişe benziyon
Sivasıma gönül verin yürekten
Gardaş, sen Hafiğin neresindensin?
------
Kelkit vadisinin güzel yerinden
Sessiz durup yükselirsin derinden
Kösedağın yiğit bekçilerinden
Gardaş, Koyulhisar’ın neresindensin?
------
Gönül gözü ile dünyayı gören
İnsanlığa örnek olan, yön veren
Aşık Veysel’imin doğduğu yerden
Gardaş, Şarkışla’nın neresindensin?
------
Pir Sultan Abdal’ın bağnazından mı?
Acılarla dolu ayvazından mı?
Kabayelinden mi, poyrazından mı?
Gardaş, Yıldızeli’nin neresindensin?
------
Gür sesiyle yükseklerden haykıran
Sarılırsın Sivasına doğrudan
İşsizlikten göçtün sen de yurdundan
Gardaş, İmranlı’nın neresindensin?
------
Hoşgeldin hemşehrim, dost kervanına
Suşehri, Zarayı aldın yanına
Göğsüm kabarıyor güzel adına
Gardaş, Akıncılar’ın neresindensin?
-----
Yeni girdin, ilçe olup araya
El attık, seni de kattık halay’ a
Sen de çıkan Kösedağ’a, Yaylaya
Gardaş, Gölova’ nın neresindensin?
------
İçtiniz mi gardaş, tecer suyundan?
Karabaş koyunun Kangal soyundan
Merkezime yakın çevre köyümden
Gardaş, sen Ulaşın neresindensin?
------
Ata sporumu yaşatan sensin
Kısbet giyip perdah atanım sensin
Can hemşehrimizsin, sen de bizdensin
Gardaş, Doğanşar’ın neresindensin?
------
Uzunyayla siper olmuş bağrına
Şiirler yazılmış senin uğruna
Hoşgelmişsin sen de dost kervanına
Gardaş, Altınyayla’nın neresindensin?
------
Baba vatanımsın, benim ilçemsin
Gönlümde taht kuran gülsün, çiçeksin
Seni sevenleri candan seversin?
Gardaş, Gemereğin neresindensin?
------
Yiğitler diyarı aslan ilinden
Dostların soyundan, aşık dilinden
Badelerle dolu pirler elinden

                                                OKTAY KAYNARCANIN ŞİİR KASETINDEN

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz!


SEVGİYLE SAĞLICAKLA VE MUTLULUKLA KAL ARKADAŞIM

Yazan: mehpareogt


BİR DOSTLUK ÖYKÜSÜ

Adam ve hayattaki tek arkadaşı olan köpeği
bir kazada birlikte ölmüşlerdi. Diğer alemde
bembeyaz bulutların arasında dolaşmaya
başladılar.Adam çok susamıştı, biraz su
bulabilmek ümüdiyle yürümeye devam
ederken, birden kendilerini muhteşem
bir manzaranın karşısında buldular.
Rengarenk çiçekler,süsler içerisinde bir
bahçe, altından yapılmış bir saray kapısı
ve onları karşılayan beyazlar içerisinde
bir melek. Adam köpeği ile birlikte meleğe
yaklaştı ve sordu. "Burası neresi?"
Melek gülümseyerek ; "Burası Cennet" dedi.
Adam bunun üzerine sevinçle "Harika!" dedi
"Peki bana biraz su verebilir misiniz?
Melek; "Tabi" dedi "İçeri girin, içeride dilediğiniz
kadar su içebilirsiniz." Adam köpeğine
seslenerek "Haydi, gidiyoruz" dedi fakat melek
"Hayvanlar buraya giremez" diyerek köpeğin
içeriye girmesine engel oldu. Adam,
susuzluktan bitap düşen köpeğine kıyamadı.
Onu dışarıda bu halde bırakıp cennete
giremezdi, asıl bu günahtı. Ve adam geldikleri
yönün tam tersi istikamete doğru köpeği
ile birlikte yürümeye devam etti.

Bir süre sonra kendilerini bu kez tozlu,
çamurlu bir yolda buldular. Yolun sonuna
geldiklerinde, çiftlik girişini andıran bir kapıyla
karşılaştılar. Yırtık, pırtık elbiseli bir dede
çıktı karşılarına. Adam sordu;
"Bana biraz su verebilir misiniz?"
Dede "içeri gel" dedi. "Şurada, sag tarafta bir
çeşme var" Adam "Peki bu hayvancağızı da
içeriye sokabilir miyim? o da çok susadı..."
Dede "Tabi"dedi. "Çeşmenin yanında
köpeğinin de su içebileceği bir kase bulacaksın."
Adam köpeği ile birlikte kapıdan içeriye girip
biraz ötedeki çeşmeden doya doya suyunu içti.
Köpek de oracıkta bulunan kaseden doya doya
suyunu içerek, susuzluğunu giderdi. Sonra adam
geri dönerek, girişte bekleyen dedeye sordu;
"Suya doyduk. Allah razı olsun. Peki ama
burası neresi?" Dede "Burası cennet" dedi.
Adam iyice şaşırmıştı. "Ama nasıl olur?!
az önce burası gibi kırık, dökük olmayan
muhteşem bir yere gittik ve kapıdaki melek
oranın cennet olduğunu söyledi... Dede;
"Şu rengarenk çiçeklerle süslü, altın kapılı
yer mi?" dedi. "Orası cehennem" Adam iyice
şaşırmıştı. "Peki ama oradakiler buranın
adını kullanarak insanları kandırıyorlar diye hiç
kızmıyor musunuz?" Dede gülümseyerek
yanıt verdi; "Kızmıyoruz. Çünkü onlar, kendi
çıkarları için arkadaşını, başka canları yarı
yolda bırakanları cenetten uzak tutuyorlar."

Dostlarınızı yarı yolda bırakmayın.
Sadece insanları değil, hayvanları da sevmek,
korumak, kollamak bir insanlık görevi, dostluk
örneğidir.

Bir dostun! üzüntüsüne herkes sempati duyabilir,
bu çok kolaydır. Bir dostun başarısına sempati
duyabilmek ise çok sağlam bir karakter gerektirir.

DOSTLARINIZA DOSTLUĞUNUZU
HİSSETTİRİN.

DOSTLUK HAFTAMIZ KUTLU OLSUN ARKADAŞIM, HER ZAMAN DOSTCA, SEVGİYLE, SAYGIYLA KALMAK UMUDUYLA…

Bağlantı


<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->




Hakkımda

Bağlantılar

Son Yazılar

Kategoriler

Linkler

Arkadaşlarım

Şablon

ATATÜRK KÖŞESİ